uzam-yer/yurt: BÜyÜk valİde han

İstanbul’u coğrafyası ve tarihi ile bir uzam olarak sunarken, ona özgün karakterini veren burada kök salmış ve belleğini oluşturmuş farklı yaşamsal dünyaların birer özne olarak nasıl yer-yurt kurduklarına da bakmak gerek. Mahalleler ve kamusal-emek-mekanları, Büyük Valide Han örneğinde olduğu gibi, belirli bir kimlik, aidiyat, varoluş ve güven sundu buraları paylaşan insanlara. Sınırlar ve duvarlar-geçirgen de olsalar-iç ve dış dünya arasındaki ayrımı simgelerler. İstanbul’un farklı kültürel gruplarının yaşamları sadece mahallelerin mahrem yaşantılarında değil, toplumsal ve ekonomik yaşantının ortaya çıkardığı kamusal yerlerde de bu amaçlara yönelik inşa edilmiş anıtsal mekanlarda yer alıyordu.

Zaman içinde bu kamusallık kendi mekanlarında birer yer/yurt dokusu edinmişlerdir. Kaleler örneği, Hanlar duvarları içinde insanlara birlikte yaşadıkları ve çalıştıkları güvenlikli odalar, atölyeler,  dükkan ve avlular sundu. Büyük Valide Han’da  farklı millet’lerden  oluşan tüccarlar, ustalar ve çıraklar  yakın, ancak gerektiğinde mesafeli, birlik ve dostluk içinde hayatlarını idame ettirdiler. İstanbul’a yolu düşen ve yerleşen İran’lıların kendi ritüellerini, kutlu günlerini  İkinci Avlu’da bulunan mescitlerinde yıllar içinde günümüze kadar sürdürmüş olması bu olguya bir örnektir. Diğer etnik gruplar da, Osmanlı’nın farklı bölgelerinden, ve sonra yirminci yüzyılda özellikle Anadolu’dan, göçüp gelen insanlarına Han’ın  kapılarını açıp, ilişiklerinde yer/yurt kurmalarını sağladı. Sosyologlar tarafından İstanbul ve Ankara  gibi metropol kentlere göçün başlamasıyla oluşan gecekondular buna benzer yapılar olarak derinlemesine incelenmişlerdir. Burada, İstanbul’a göçde Hanların nasıl bekar odaları ve çalışma sahaları ile bu işlevi yerine getirdiği vurgulanmaktadır.

designed by ©ada